İşveren Tarafından Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Sürenin Sonunda Yenilenmeyeceğinin Bildirilmesi Halinde Fesih Prosedürü


NEDİR?


İşveren Tarafından Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Sürenin Sonunda Yenilenmeyeceğinin Bildirilmesi Halinde Fesih Nedir? 

Belirli süreli iş sözleşmesinin yenilenmesi haline özgü bazı özellikli koşullar aranmaktadır. Süre bitiminde taraflardan herhangi birinin sözleşmeyi yenilemek istediğinin beyanı ile sözleşmenin yenilenmesi söz konusu olabilir. Belirli süreli sözleşmeler kural olarak en fazla 1 kez yenilenebilir. Sözleşme ilk kez yapılırken onu geçerli kılan şartlar ne ise yenilenirken de aynı şartların varlığına dikkat edilmelidir. Aksi durumda sözleşme belirsiz süreli olarak dikkate alınır ve feshin sonuçları da değişmektedir.

Birden fazla yenilenme durumunda “esaslı neden” veya kanuni düzenleme aranmaktadır. Esaslı nedene dayandırılarak üst üste yenilenen sözleşmeler belirli olma özelliğini korurlar. Bu kural İş Kanunu md.11’de şu şekilde belirtilmiştir: “Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir.”

Bu prosedürde açıklanan sona erme hali ise belirli süreli iş sözleşmesinin konusunu oluşturan objektif nedenin devam etmesine rağmen iş sözleşmesinin yenilenmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin süresinin sonunda sona ermesidir. 

Esasen yenilememe şeklinde bir irade bildirimi olmasa da sözleşme belirli süre dolduğunda sona erecektir. Bu nedenle bildirimin yenilememe şeklinde yapılmasına gerek yoktur, bildirimin anlam ifade etmesi için yenileme yapılacağına dair olması gerekmektedir. Buna rağmen uygulamada yenilememe bildirimi yapılmakta ve kıdem tazminatı tartışması ortaya çıkmaktadır.  

Elbette kural olarak belirli süreli iş sözleşmesi kararlaştırılmış ve süre sonunda taraflardan herhangi biri fesih iradesini ortaya koymamış ise iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği açıktır. Ancak belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinden önce taraflardan biri yenilememe iradesini ortaya koymuş ise burada yenilemeyen tarafın iradesine ve iradesinin nedenine göre kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılamayacağı araştırılmalıdır. İşveren yenilememe iradesini göstermiş ve haklı nedene dayanmıyor ise bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatı ödenmelidir.


Devamını Gör
NASIL YAPILIR?


İşveren Tarafından Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Sürenin Sonunda Yenilenmeyeceğinin Bildirilmesi Halinde Fesih Nasıl Yapılır? 

İşveren tarafından işçiye belirli süreli iş sözleşmesinin süre sonunda iş akdinin yenilenmeyeceğinin bildirilerek iş akdinin sona ermesi hali bu prosedürde anlatılmaktadır.

Prosedür Adımları: 

1. Belirli süreli iş sözleşmesinin bitiş tarihinden önce işçiye işverenliğinizce iş sözleşmesini sürenin sonu itibari ile yenilemeyeceğine dair yazılı bildirimde bulunulması ile prosedür başlar. Sözleşmenin bittiğini ve yenileme yapılmayacağını karşı tarafa bildirmek gerekmediğini hatırlayınız. 

2. Bildirim yapacak iseniz, İşverenliğinizce yapılan bu bildirimin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinde gösterilen ve işçiye kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyen nedenlerden birine dayanıp dayanmadığını tespit etmelisiniz. Bu tespite göre işçinin kıdeme hak kazanıp kazanmadığı belli olmaktadır.  İş Kanunu 25. Madde hükümlerine göre işçinin iş akdinin feshi halinde Haklı Nedenle Fesih Prosedürlerinden uygun olanı işletiniz. (ref. Haklı Nedenle Fesih Prosedürleri , Sağlık Sebebiyle Fesih prosedürü ) 

3. Bu prosedürü uygulamanız  ve İş Kanunu 25. Maddesinin 2. Fıkrasına giren bir halden kaynaklanan hakkın kullanılması hali dışında (ki bu halin kullanımı da çoğu kez hak düşürücü süreye tabidir) çalışanın bir yıllık çalışma koşulunu taşıması halinde kıdem tazminatına hak kazanacağını bilerek devam ediniz. 

4. Tüm bunları tespit ettikten sonra; aşağıdaki soruların cevaplarına göre bordrosunu hazırlayınız.

  • Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı dışında (zira bu iki kalemden kıdem tazminatı kesindir, ancak ihbar tazminatı fesih ihbarsız olduğu için ödenmez.) ayrıca başkaca bir ad altında tazminat vermek istiyor musunuz? Cevabınız Evet ise bordroya ekleyiniz.
  • Yıllık izinlerinin tümünü kullandı mı? Kullanmadı ise bakiye izin süresine göre ücretini hesaplayarak bordroya dahil ediniz.
  • Ücret alacağı bakiyesi var mı? Var ise tutarını bordroya dahil ediniz.
  • Ulusal bayram, genel tatil,hafta tatili vs. çalışması var mı, var ise bakiye alacağı var mı? Bakiye alacağı var ise tutarını bordroya dahil ediniz.
  • Fazla mesai var mı? Yok mu? Var ise bakiye fazla mesai alacağı var mı? Var ise tutarını bordroya dahil ediniz.
  • İş akdi boyunca kendisine özlük hakkı adı altında ödenmiş ve kıstel esasla da olsa ödenmesi gereken bir tutar var mı? (ikramiye, prim vb)
  • İşverenliğinize borcu olup olmadığını tespit ediniz. 
  • Üçüncü şahıslara olan borcu sebebiyle devam eden maaş haczi olup olmadığını tespit ediniz. 

5Bu soruların cevaplarını araştırarak özlük hakları ve kıdem tazminatı için bordroyu doğru olarak oluşturunuz. (Varsa) borçları için mahsup edilecek dolayısıyla çalışana ödenecek nihai tutarı hesaplayınız. 

6. Çalışandan işe girişi sırasında zimmetlenen işyeri araç ve gereçleri ile işyeri kimliğini geri alınız, devir teslimin yapıldığına dair tutanak imzalatınız. (ref: Devir teslim prosedürü)

7. Çalışana hazırlamış olduğunuz bordro ve varsa ödeme planını imzalatınız. İmzalamaz ise imzadan imtina prosedürünü işletiniz. (ref.İmzadan imtina prosedürü ) Bordro ve ilgili evrakı imzalamasa dahi hakettiğini hesapladığınız ödemeleri usulünce gerçekleştiriniz.

8. İbranameyi hazırlayınız ve çalışana 30 gün sonra gelip imzalamasını hatırlatınız.(Ref. İş İlişkisi Sona Ererken İbra Alma prosedürü)

9. Çalışma belgesini hazırlayınız (Ref. Çalışma Belgesi Verme Prosedürü)çalışana veriniz.

10. İşten ayrılma tarihinden itibaren 10 gün içinde SGK ‘ya bildirim yapınız. (Ref. İşten Ayrılma Prosedürü)

11. Hazırladığınız ve çalışana imzalattığınız veya çalışanın imzalamadığı evrak için hazırladığınız imzadan imtina tutanakları ile birlikte her türlü evrakın birer örneğini özlük dosyasında saklayınız.


İLGİLİ MEVZUAT



Mevzuat 

1- 4857 Sayılı İş Kanunu

2- 6098 sayılı Borçlar Kanunu 


1- 4857 Sayılı İş Kanunu :

Eşit davranma ilkesi 

Madde 5 – (Ek: 6/2/2014-6518/57 md.) İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. 

İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. 

İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. 

Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. 

İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır. 

20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.

Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi 

Madde 11 - İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. 

Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. 

Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar. 

Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımın sınırları 

Madde 12 - Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. 

Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanır. 

Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı 

Madde 25 - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: 

I- Sağlık sebepleri: 

a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.

b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. 

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: 

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. 

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. 

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. 

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması. 

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. 

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. 

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. 

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. 

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. 

III- Zorlayıcı sebepler: 

İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. 

IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.

2- 6098 sayılı Borçlar Kanunu : 

Belirli süreli sözleşmede 

Madde 430- Belirli süreli hizmet sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça, fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmaksızın, sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. 

Belirli süreli sözleşme, süresinin bitiminden sonra örtülü olarak sürdürülüyorsa, belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Ancak, esaslı bir sebebin varlığı hâlinde, üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabilir. 

Taraflardan her biri, on yıldan uzun süreli hizmet sözleşmesini on yıl geçtikten sonra, altı aylık fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir. Fesih, ancak bu süreyi izleyen aybaşında hüküm ifade eder. 

Sözleşmenin fesih bildirimiyle sona ereceği kararlaştırılmış ve iki taraf da fesih bildiriminde bulunmamışsa, sözleşme belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.


İndirilebilir Evraklara Göz Atın

Belirli Süreli İş Akdinin Sona Ermesi ve Sözleşmenin Yenilenmeyeceğinin Çalışana Bildirimi

E-STORE

Belirli Süreli İş Akdinin Sona Ermesi ve Sözleşmenin Yenilenmeyeceğinin Çalışana Bildirimi FORMUNU İNDİR

E-STORE